Bir Dahinin Sosyolojisi
Written by Unknown on 02:11
O Bir AMADEUS
Critico-Logos olarak ilk incelememizi bir kitap uzerinde yapiyoruz. Ünlü Alman sosyolog Norbert Elias'in ölümünden yaklaşık 1 sene sonra yayımlanan kitabi "Mozart. Zur Soziologie eines Genies" - "Mozart - Bir Dahinin Sosyolojisi Üzerine", adından da anlaşılabileceği gibi ünlü Avusturyalı besteci Wolfgang Amadeus Mozart'ın kısa yaşam hikayesini bir sosyolog gözünden inceleyen ilginç bir kitap. Elias'ın ölümünden sonra, öğrencisi Michael Schröter tarafından toparlanan notlar bir kitap haline getirilmiş. Türkçe'ye çevirisi Yeşim Tükel tarafından yapılan kitap Kabalcı tarafından basılmış.
Elias kitabında, Mozart'ın muzikal yeteneklerini bir kenera bırakarak onu önce bir insan olarak inceleme fırsatı veriyor okuyucusuna. Bunu yaparken de, Mozart'ın "asil" bir insan olmamasına rağmen döneminin en görkemli bestelerini nasıl yaptığı sorusuna mantıklı cevaplar veremeyen sosyologları ağır bir dille eleştiriyor.
Mozart'ın, yaşadığı döneme damgasını vuran aristokrasi ve burjuvazi arasında gel-gitlerle dolu yaşam öyküsü, bir dahinin tatmin edilememiş içgüdülerinin imgelemsel boyutta muzikal şahaserlere dönüşme öyküsünü anlatıyor aslında. Bu dönüşüm sürecinde, dahinin kendi imgelemlerini tüm dünyayla paylaşabilmesini sağlayacak edimsel çözümlemeleri nasıl yaratması gerektigini şöyle özetliyor Elias, "... uyuyan kişinin yenilikçi düşsel fantezileri ve yanık olan kişinin kurduğu günzü düşleri, sana eserine dönüşen düşlerden kendine özgü bir biçimde ayrılır. Bunlar çoğunlukla karmaşık ve hep düzensiz, çılgınca olan düşlerdir ve düş kuran kişi açısından
çok önemli olsalar da, diğer insanlar açısından daha az önem taşırlar veya tamamen önemsizlerdir. Sanat eserleri olarak biçimlenmiş yenilikçi fantezilerin kendine özgü yanıysa, bunların birçok insanın anlayabileceği bir malzemeyi herekete geçiriyor olmasıdır. "
Elias'ın başarıyla okuyucusuna aktardığı bir başka konu ise, Mozart'ın kendisinden sonraki muzisyenlere açtığı yolun ne denli önemli bir işlevi olduğu. Bu noktada Elias, kitabında da çok kez vurguladığı "serbest çalışan sanatçı" kavramı, aristokrasi-burjuvazi arasında gidip gelen ve saray buyruklarına rağmen operaya yenilikler getirmeyi başarmış bir muzisyen olarak Mozart'ın özlemini duyduğu bir statü olarak, kendinden sonraki muzisyenlere açtığı önemli bir yol olarak görülebilir diyor Elias.
Bu farklı bakış açılarıyla Mozart'ı, kafamızdaki deli-dahi imajının çok dışında bir yerde görme imkanımız oluyor Elias'ın kitabinda. Düşsel zenginliklerini tüm dünyayla paylaşma cesaretini gösterebilmesi, yaşadığı sosyolojik baskılar (gerek saray aristokrasisi gerek babası Leopold Mozart tarafından), çocukluğunda başlayan aşırı ilgi ve sevgi görme beklentisi, yaşamdöngüsel boyutta karşısına tekrar tekrar çıkan problemlerle birleştiğinde, karşımıza çıkan muzikal mucizelere bakarak Mozart'ın neden dahi bir Amadeus olduğunu daha iyi anlar gibiyiz.
Can Hankendi
11.01.2007